Yengi
Ben neyi anlamam biliyor musun Olric? Hemen yenilmeyi anlamam mesela. Yenilgi öyle şak diye olan bir şey değildir. Bağıra çağıra olmalıdır; tüm kasların, savunma kalkanlarının çöktüğü bir anda gidersin bu...
Ben neyi anlamam biliyor musun Olric? Hemen yenilmeyi anlamam mesela. Yenilgi öyle şak diye olan bir şey değildir. Bağıra çağıra olmalıdır; tüm kasların, savunma kalkanlarının çöktüğü bir anda gidersin bu...
Ay yansıdığında içli çocukların klarinetinden içeri Gözyaşların ziyan olmasın diye bir fincan koydum şakaklarının altına Ve sen öyle güzel ağladın ki, görmedim doğduğumdan beri Sen ağladıkça, şehrin menteşeleri söküldü kökünden!...
I Rheia, memelerini gerdan boyu açarak Kronos’la seviştiğinde ben kapının deliğinden bakardım. Bu yüzden işte büyüye’memelerim. 25.01.06 II Rheia bir sonsuzluğun masalını mesken ederdi kendine Asabi karıydı! Memeleri jilet kokardı....
Paçamdan çekiyorlar beni sevgilim, Kehribar kokulu caddeler gül suyuyla yıkanmışlar. Bir intikam kaldı geriye bir intihar bir Oğuz Atay Beynimde Oğuz “Beyin Sürüngenleri” “nice gyrus arasında pervasızca dolaşıyor” Nöron aralarımda...
Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: “Ya bir kahraman olarak erken öl ya da bir hain olacak kadar uzun yaşa.” Fatih Terim Bulvarı’nda Euro 2016’nın baştan kokmasının sebebi artık yaptığı işin son...
Marilyn Monroe’nun adı daha tek M etkisi yaratmayacak kadar Norma Jeanne Baker’dı bir zamanlar. Burnunu yaptırıp Beverly Hills’te gezmeye başlayınca adı Monroe oldu! Eduard La Boulaye’in ise Monroe’dan 100 yıl...
Manastır’ın oltasında bir kedi balığı Yapışmış yüzgeçleri yanaklarına.. İttihatçı bir ebemkuşağı miralay! Yaz / boz bizi seni köftehor İlk sevgilin gibi.. Yaz / boz bizi En güzel şarkım kadar hiç...
Hiç gitme hayalim olmadı Sevilla’ya… Hatta İspanya haritasını lümbüs kümülüs bir kafayla irdelediğimden Sevilla’nın hemen her nerede olduğunu bile bilmem! İspanya bir çokları gibi benim için de içten içe Real...
Perde! Giyotinin kestiği yerin geri dönüşü olmaz. Bıçağınki bazı bazı. Diş ipiyle temizleyerek kurtulabileceğini sanıyor insan geçmişini. Sürrealizm böyle bir şey sanırım. Televizyonu açıyorum, kapatıyorum hemen. Bok mu var televizyonda?...
O kadar çok özledik ki birbirimizi Ağrılarımızı Komalarımızı Gel yarın aynı yerde Aynı yalnızlıkla Bekle beni… Gelmeyeceğim… Başlangıçta bir liman istavroz çıkarttı gözlerimde Tersaneler vücudumda istişare yaptılar Kara kış’tı.. Zemheri.....