oguz-atay-tutunamayanlar

Paçamdan çekiyorlar beni sevgilim,

Kehribar kokulu caddeler gül suyuyla yıkanmışlar.

Bir intikam kaldı geriye bir intihar bir Oğuz Atay

Beynimde Oğuz “Beyin Sürüngenleri”

“nice gyrus arasında pervasızca dolaşıyor”

Nöron aralarımda cirit atıyorlar.

Düşeceğim, raftayım, korkarım yüksekten,

Bakamıyorum

Ama paçamdan çekiyorlar beni sevgilim, paçamdan!

Düşüyorum, tutun beni

Ama yanlardan!

 

Kofralara gözyaşı sızmış, ayaklarım çıplak,

Olay tam da şerefsizlikle itlik arasında cereyan ediyor.

Al Olric’i benden, şöyle kırılmayacak bir yere koy.

Ama paçamdan çekiyorlar lan beni sevgilim, paçamdan.

Paçam salıncak değil ki, bok mu var ki çekiyorlar?

Yoksa beni de indirip yerime şer-i bir bayram mı asıyorlar?

Aslında çekemiyorlar bizi sevgilim, bu evren, bu güneş,

Bu içiçe geçmeli doğa belgeselleri hâlâ avamlığı besteliyorlar.

Tam hazırım, iç acılarımı attım, bavulum hazır, geleceğim sana

Ama paçamdan çekiyorlar be işte sevgilim, paçamdan.

Üşüyorum, sıkı tutun bana

Ama yanlardan!

 

 

Şimdi, işaret zamirlerinin kendi içinde ayrı bir güzelliği olduğunu kabul etme vakti.

Saat üç buçuk; imsaksız, derin bir romanın sabahına mevzileniyor düşük rütbeli subaylar.

Köşeleri tutmuşlar, en yapayalnız kim varsa tutup kollarından çarmıha geriyorlar.

Suyum geldi sevgilim, bir yalnızlık daha doğuyor itiraflarımdan.

İftiralardan iftiharla sıyrılırım ben, bilirsin, beni bırakmıyor hayatta kalmalar.

Bir ölüversem belki her şey düzelecek

Bir ölüversem belki övüleceğim.

Saat 5 oldu, harf harf yazıyorum sanki,

Sanki günün saçları beyazlıyor… Geliyorum yanına, yola çıktım, bavul mavul hak getire!

Ama tutuyorlar seni paçandan sevgilim bu kez; seni de tutuyorlar.

Olay yerini inceliyorum kibarlığımdan, düşeceksin,

Gel beraber düşelim, tutun bana

Ama yanlardan.

 

Artık anladım, ne doğru bir yol var, ne düzgün bir adam,

Üzgün adamlar saklandıkları yerlerde üzülerek ölmeye devam ediyorlar.

Ama bize üzülmek çok fena yakışıyor be sevgilim;

Yaralar kanadıkça daha güzel kokuyorlar.

Bu gece, iki yalnız olarak gel çok güzel ağlayalım biz.

İki şehir: Gidenler ve kalanlar…

Ama biz gidemeyiz sevgilim, gitsek gururumuz kevaşe kalır;

Biz ancak çok güzel ağlarız, en güzel bizi ağlatıyorlar.

Gel, sarılarak ağlayalım hemen iki şehrin tam da ortasında;

Ama gelemiyorsun, gelemiyorum…

Çünkü bizi paçalarımızdan çekiyorlar be sevgilim!

Bok atmak çok kolay;

Ne çektiysem hep körolası inadımdan;

Ne çektiysem hep Oğuz Atay’dan.

Ne çektik be Tutunamayanlar’dan…

0 201